DUYURU PANOSU
YENİ ŞİİRLER EKLENECEKTİR ISRARLA TAKİP EDİNİZELHANSA
MONAROZA
MONAROZA zambaklar en ıssız yerlerde açar ve vardır her vahşi çiçekte gurur bir mumun ardında bekleyen rüzgar ışıksız ruhumu sallar da durur zambaklar en ıssız yerlerde açar yağmurlardan sonra büyürmüş şafak meyvalar sabırla olgunlaşırmış birgün gözlerimin taa içine bak anlarsın ölüler niçin yaşarmış seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik bir güzellik doluyor yüreğim şiirden martılar konuyor omuzlarıma gözlerim istanbul oluyor birden gözlerim istanbul oluyor birden ben bir şarkı ben bir türküyüm ben meryemin yanağındaki tüyüm beni bir azizin nefesi uçurur içimde Allah ın korkusu durur cici ayakların iplikle bağlı ben onun sılası kendimin gurbetiyim sineklerin kanadını ısıtan bir güneş toprağı yarıp çıkacak kadınlar sansa da yaşadığını şarkısız kaldıkça yaşamayacak kadınları şarkılar akrepler aydınlatır akşamlardan gecelerden senden uzağım şiirlerin rüzgardır uzak dağlarda esen durgun sular gibi azalacağım birgün birden bire çıkıp gelmezsen ve yalnızlık sigara külü kadar yalnızlık ve toprağın rüyaya yılan gibi girişi sana da monaroza taş bebeği bıraktık ellerinde kılçıklı balıkların bir dişi senin hatıran kadar büyük yeri karanlık senin hatıran kadar Allah ve şeytan işi ve yalnızlık sigara külü kadar yalnızlık.... ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde sonra seni kaybetmek hemen her yerde ne güzel bineceğin vapuru kaçırmak yapayalnız kalmak iskelelerde Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara sana doğru uzanan çaresiz ellerimi sırrımı söylüyorum vefakar balıklara onlar tutacak bu dünyada yerimi koy verip ....... saçlarını rüzgara bir çocuğun ardına düşen heykellerimi Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara zaman ne de çabuk geçiyor mona saat on ikidir söndür lambaları uyuda turnalar gelsin rüyana bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar....